|
‘New York’s Digital Film Academy’
İstanbul’da
Ülkemizde
yaklaşık 70 ulusal TV kanalı var. Bunlar dizi film, belgesel
ve program tüketiyor. Pardon sanki yiyor.
Dört
büyük kanal Show, Kanal D, Star TV ve ATV hafta arası her
akşam iki yeni dizi filmi ekrana getiriyor. Dizilerin hepsi de
sinema filmi kadar. Yani en az 120 dakika... Demek ki her
kanal için haftada en az 10 dizi film gerekiyor. Matematiği
iyi olanlar toplayıp-çıkarsın. İsterse çarpsın. Bir yıl içinde
kaç dizi çekildiğini hesaplayın. Ben diyeyim 100 siz deyin
150... Kısaca yüzlerce teknik eleman ve oyuncunun ekmek yediği
büyük bir sektör... Bazı diziler üç hafta sonra yayından
çekilip, oyuncularını üzse de... Ve tabii yapımcısını iflas
ettirip, intiharın eşiğine getirse de... TV lerde iyi bir
'kamera arkası' elemanı ise el üstünde
tutuluyor.
Sinema deseniz farklı değil. Son 40 yılın en
heyecanlı sezonun yaşıyor. Türk filmleri tüm sinemaları
kaplamış durumda. Hatta eskiden Amerikan filmlerinin oynadığı
salonlarda bile artık Türk filmleri var. Çoğu iyi hasılat
topluyor. Bir sonraki filmin parası bile geliyor. Sinemada da
yüzlerce emekçi ekmek yiyor. Klipleri ise hiç anlatmaya gerek
yok. Bütün şarkıcıların rüyası iyi bir klibin Kral TV'de
dönmesi, listeye girmesi ve ödül alması değil mi? Hepsi en
farklı kliple kendini tanıtmak için çırpınıyor. Müzik dünyası
artık bestelerin değil, kliplerin sırtında yürüyor. Eee... o
kadar şarkıcıya kim klip çekecek? Genç görsel uzmanlar değil
mi? Tüm bunlara bir de reklam filmlerini
eklerseniz...
Ben değil siz düşünün gençler... Bence
günün mesleği bu. Zaten kafası çalışan, yetenekli gençler
hemen okuluna koşup, kendini yetiştirmeye başlıyor. İşin güzel
tarafı Hale Soygazi gibi yılların oyuncuları da öğrenmek için
uğraşıyor. Hale belki yönetmen olacak, neden okuluna gidip
öğrenmesin.
Özetle; kameramanlar, ışıkçılar, sesçiler,
kurgucular kısaca bu alemdeki herkes hayatından memnun. Birçok
iş kolunda işsizler çoğunlukta iken... Sinema ve TV dünyasında
eleman sıkıntısı var. Bakın senaristleri veya beyin
takımlarını saymıyorum. Onlar el üstünde gezdiriliyor. Eee
böyle bir durumda tabii ki İstanbul'da sinema okulları açılır.
Veya şubeler açılır. New York'un en iyi akademisi İstanbul'a
güzel manzarası için mi geldi? 'New York's Digital Film
Academy'sinin İstanbul'da şubesinin olduğunu ben yeni
öğrendim. Kusurumu bağışlayın. Tamamen dijital yapım
ekipmanlarıyla gerçekleştirilen eğitim veriyor. Her öğrenci;
senaryo yazma, prodüksiyon yönetimi, yönetmenlik, kamera ve
ışık kullanımı ve kurgulama teknikleri öğreniyor. 15 haftalık
programda sonra 10 dakikalık bir kısa film veya belgesel
projesi hazırlayacak duruma geliyor. Digital Film Academy'in
öğretmenleri genç ama bilgili sinemacılar.
Derviş Zaim
ve Ömer Faruk Sorar gibi ödüllü öğretmenleri de var. Kadroda
Aşkın Sağıoğlu, Levent İntepe, Yonca Ertürk, Ender Akay, Ulaş
Cihan Şimşek, Orçun Ürensin, Eylem Kaftan, Devrin Usta, Ulaş
Cihan Şimşek, Akça Elmas gibi sektörün tanıdığı isimler
bulunuyor. Kamera önü ise Nilüfer Açıkalın ile Berna Tunalı'ya
teslim. Hadi size son bir kıyak. Digital Film Academy öyle çok
pahalı bir okul değil. hele diğerlerine göre hiç değil.
Üstelik 12 taksitle de ödeme imkanı var. Adresi Halaskargazi
Cad. No 401. B Blok Kat 8. Şişli... Telefonu 0212 219 6979.
www. digitalfilmacademmy. com.tr'ye girerseniz her şeyi
öğrenirsiniz. |